....Neden bir buzdağına döndü yüreğin?......Üşüyorumm


Bu gece susturdum karanlığı.Sadece seninle olmak istedim.Sen yine gelmedin.Düşlerim bile umarsız çırpınışlarda boğuldu.Ay'a baktım yüzünü göremedim.Söylediğin her sözü,satırbaşı yapmıştım yıldızların ayak uçlarına...Onlarıda göremedim.Bir el çıkıp silmişti sanki bana hissettirmeden.

Eylül hüznümü çöktü yüreğimize yar....Neden bir buzdağına döndü yüreğin.Ulaşamıyorum...Tutamıyorum...Üşüyorumm

Ben en umursamaz,en bitkin halimde bile seni yudumlarken;Senin bu umursamazlığın acıtıyor canımı.Canımı acıtıyorsun...İçimi yakıyorsun.
Ama bilmiyorsun...

Fazla bişey değildi istediğim.Belki bir ateş böceğinin,belki bir sokak lambasının ışığı kadar bir aydınlık istemiştim yüreğime.Zamanı gelince söneceğini bile bile...

Olmadı işte...Neylersin.Film koptu.Bu sersefil sevgi,Eşkiya sabahlarda kayboldu.Bir sokak kedisinin çaresizliği var şimdi yüreğimde.Arkamda seni bırakıyorum...Yürüyemediğimiz yoları,paylaşamadığımız sabahları...
Gözyaşlarımın tuzlu tadı var dudaklarımda,dudaklarının yerine.Ellerimde üşüyen ve kayıp giden ve tutamadığım sen...

Kulaklarımda içimi sızlatan o ezginin sözleri;
Ah yaralım bu hasretin
Ölsem dinermi?
Gel yanalım... Bu acılar
Yoksa bitermi?

Hangi kurşun susturur şimdi beş para etmez yüreğimin sesini....Bu umarsız sevgiyi çiğneyerek,ezerek gidişini,hangi gerçek unutturabilir.
Söylesene yar...Söyle...

Neye kurban ettin, yaşayamadığımız günlerimizi???

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !